Fas; renkli çarşıları, tarihi medinaları ve zengin kültürüyle ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer sunan Kuzey Afrika’nın en etkileyici ülkelerinden biridir. Bu gezide Fas’ın geleneksel yaşamını, mimarisini ve eşsiz lezzetlerini yakından keşfedeceğiz.
Siz değerli misafirlerimizle saat 17:00'de Sabiha Gökçen Havaalanı'nda buluşuyoruz. 19:45'te Kazablanka'ya doğru uçuşumuz başlıyor. Yaklaşık 23:00 saatlerinde Kazablanka şehrine indikten sonra aracımızla buluşup otelimize yerleşiyoruz.
Uçuş Bilgilerimiz: SAW 19:45 - CMN 23:00
Sabah kahvaltısından sonra turumuz başlıyor. Şehir ülkenin ekonomik merkezi olmasının yanında ülkenin en büyük şehridir. Okyanus kıyısında yer alan sahil şeridindeki Corniche Atlantik Sahili'ni ve Ain Diab bölgesi kıyısını gördükten sonra Marakeş şehrine yol alıyoruz. Marakeş'e varışımızın ardından dar sokakları ile sizi yüzyıllar öncesine götürecek olan adını Kuzey Afrika'nın en eski yerli halkı olan Berberi'lerin dilinde ''Tanrıların Ülkesi" anlamına gelen " Murakuş" isminden gelen, Marakeş'i keşfetmeye başlıyoruz. Şehir ünlü kiremit rengi boyalı duvarları ve binaları sebebiyle "Kızıl Şehir" olarak da anılmaktadır. Gerçekleştireceğimiz şehir turumuzda yerleşimin önemli simgelerinden Koutubia Cami minaresini, dünyanın dört bir yanından kaktüs bitkisi koleksiyonuna ev sahipliği yapan Majorel Bahçesi, "Cemaat Toplanma Meydanı" veya Cellatlar Meydanı" Medina'da bulunan eski yerleşimin kalbi,Djema Elf Na Meydanı ve sokaklarını gezeceğiz. Marakeş şehrinin baharatçıları diye bilinen Herborist eczanesini de ziyaret etme imkanımız olacak Gezimizin ardından otelimize yerleşeceğiz.
Otelde alacağımız sabah kahvaltısından sonra Unesco Dünya Mirası Şehri ünvanlı,Atlantik kıyısında bulunan Essaouira şehrine gidiyoruz. Şehre varmadan evvel sadece Fas'ta bulunan Argan ağaçlarını görme ve en kaliteli argan yağının üretildiği kadın kooperatifini ziyaret etme imkanımız olacak. Surlarla çevrili eski Medinası beyaz ve mavi renkli binalarıyla ünlü şehirde Hasan 2 Meydanı ve 18. yüzyılda yapılmış şehir kalesi ve içinde ressam ve ahşap sanatçılarına,ustalarına ev sahipliği yapan souklar, dükkanlar göreceğimiz yerler arasındadır. Essaouira yerleşimi balıkçı limanı olma özelliğinin yanı sıra sanat ve kültürün iç,içe geçtiği dingin küçük bir sahil kentidir. Şehir dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerine sakin bir atmosfer sunuyor. Bu atmosfer yıllar önce Cat Stevans, Jimi Hendrix, Orson Welles ve Mick Jagger gibi ünlüleri cezbetmiş ve onlara ev sahipliği yapmıştır. Otele hareketimizden sonra akşam yemeğini otelimizde yapıyoruz.
Sabah kahvaltısı sonrası Atlas Dağlarını aşarak Ourzazate şehrine yol alacağız. Ourzazate'a varmadan evvel, birçok ünlü filme kulis ortamı yaratmış, masalımsı kerpiç evler köyü Ait Ben Haddou'yu gezme fırsatımız olacak. Ardından Atlas Film Studiolarını göreceğiz. Oranın yetkili rehberi eşliğinde Kleopatra, Kundun, Babil, Nil elması ve nice sinema filmlerinin kulisleri ve araç gereçlerini göreceğiz. Konaklama Ourzazate şehrinde olacak.
Sabahın erken saatlerinde alacağımız kahvaltının ardından, Sahra Çölü’nün kapısı olarak bilinen Erfoud şehrine doğru yola koyuluyoruz. Yol boyunca bizleri, doğanın ve kültürün iç içe geçtiği benzersiz manzaralar bekliyor.
İlk molamızı, her yıl düzenlenen uluslararası gül festivaliyle ve organik kozmetik ürünleriyle dünyaca ünlü Güller Vadisinde veriyoruz. Vadinin mis gibi kokan havası ve renkli görüntüsü eşliğinde kısa bir nefeslenmenin ardından, güzergâhımız Tinghir şehrine uzanıyor.
Buradan geçerek, yüksek kayalıkların arasından geçen ve adeta kartpostalları andıran görüntüsüyle ünlü Toudra Vadisi ve Kanyonunu ziyaret ediyoruz. Yolculuğumuz boyunca, çölün kızıl ovaları, yeşil vahalar ve etkileyici yamaçlar bizlere eşlik edecek.
Erfoud’a yaklaşırken, Arapça’da "Kethara" olarak bilinen ve yüzyıllardır kullanılan geleneksel tarımsal sulama sistemlerini gözlemleme fırsatı buluyoruz. Bu eşsiz coğrafyanın sunduğu her detay, geçmişle bugünü birleştiren bir hikâye gibi önümüzde akacak.
Gün batımının büyüsünü kum tepelerinde, develerle birlikte karşılamak üzere otele ulaştığımızda, bizleri bekleyen üstü kapalı jeep araçlarımıza binerek çölün kalbine doğru yola çıkıyoruz. Altın sarısı tepelerde, günün son ışıklarında yapılacak bu özel deneyim, seyahatimizin en unutulmaz anlarından biri olacak.
Erken saatlerde alacağımız kahvaltının ardından, Erfoud’un fosilleriyle ünlü atölyelerinden birini ziyaret ederek güne başlıyoruz. Milyonlarca yıl öncesine ait yaşam izlerini barındıran bu eşsiz taşların ve objelerin arasında dolaşırken, adeta zamanın derinliklerine yolculuk ediyoruz. Kimi taşlar içinde minik deniz canlıları, kimi ise tarih öncesi yaşamın izlerini saklıyor; her biri bir başka hikâyeyi fısıldıyor.
Sonrasında, Ziz Vahası’nın yeşil eşliğinde ilerleyerek Errachidia kentini geçiyoruz ve kısa bir mola veriyoruz. Bu noktadan itibaren, manzara bir kez daha değişiyor; karşımıza çıkan Atlas Dağları, hayranlık uyandıran renkleri ve heybetli siluetleriyle yolculuğumuza büyü katıyor.
Midelt şehrini geçtikten sonra vereceğimiz kısa bir molanın ardından, 1700 metre rakımda yer alan ve “Fas’ın İsviçre’si” olarak anılan İfran kasabasına ulaşıyoruz. Avrupai mimarisi, temiz havası ve düzenli şehir dokusuyla İfran, sanki Fas’ta değil de Alp eteklerinde bir kasabada geziniyormuş hissi uyandırıyor.
Bu keyifli ve görsel şölenle dolu günün sonunda, tarihi dokusuyla büyüleyen Fes şehrine varıyor ve konaklama için otelimize yerleşiyoruz.
Sabahın erken saatlerinde alacağımız kahvaltının ardından, geçmişin büyüsünü taşıyan 9. yüzyıldan kalma Fes El-Bali Medinası’nı keşfetmek üzere yola çıkıyoruz. Fas’ın ilk başkenti olan Fes, aynı zamanda ünlü Fes şapkasının doğduğu yer olarak kültürel mirasıyla öne çıkıyor.
Ziyaretimize, kentin simgelerinden biri olan Mavi Kapı – Bab Boujloud ile başlıyoruz. Ardından, şehrin kurucusu olan İdris II’nin türbesini, tarih kokan marangozlar ve bakırcılar çarşısını geziyoruz. Zanaatkârların ellerinden çıkan eserler, Fes’in el emeğine verdiği önemi gözler önüne seriyor.
Dünyaca ünlü ve zamanın durduğu hissini veren renkli havuzlarıyla meşhur tabakhanede, derilerin geleneksel yöntemlerle işlendiğine tanıklık ediyoruz. Bu etkileyici atmosferde hem fotoğraf çekme hem de alışveriş yapma imkânı buluyoruz.
Fes’teki tarih dolu gezimizin ardından rotamızı, dağların arasına gizlenmiş masalsı bir kasabaya, yani Chefchaouen – Mavi Şehir’e çeviriyoruz. Beyaz duvarlara çarpan mavi tonlarıyla tanınan bu büyüleyici yerleşim, daracık sokakları ve otantik mimarisiyle adeta bir fotoğrafçılar cenneti. 15. yüzyılda kurulmuş olan medinasında vereceğimiz serbest zaman, kasabanın huzurlu ruhunu hissetmeniz için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Günün sonunda, Fas'ın Akdeniz kıyısındaki karakteristik şehirlerinden biri olan Tetouan’a geçiyor ve burada konaklıyoruz.
Bugünkü yolculuğumuzun ilk durağı, Fas’ın kuzeybatısındaki incisi Tanjer… Ülkenin en büyük ticaret limanına ev sahipliği yapan bu kıyı kenti, geniş ve modern caddeleriyle, yemyeşil parkları ve ormanlarıyla Cebelitarık Boğazı’nın maviliğiyle buluşuyor.
Ziyaretimize, eski medinanın içinde yükselen Kasbah ve dar sokaklarının otantik atmosferiyle başlıyoruz. Ardından, Atlantik Okyanusu ile Akdeniz’in kesişim noktasında yer alan Spartel Burnu’nda doğanın ve tarihin iç içe geçtiği eşsiz manzaralara tanıklık ediyoruz. Sonrasında ise, Cebelitarık Boğazı’nda konumlanan, iyi havada karşı kıyıdaki İspanya topraklarının ufukta görülebildiği Malabata Deniz Feneri bizleri bekliyor olacak.
Tanjer gezimizin ardından rotamızı, Fas’ın başkenti Rabat’a çeviriyoruz. Panoramik şehir turumuzda, modern Fas’ın simgelerinden olan Mohammed VI Kulesi, yeni opera binası ve Kraliyet Sarayı dışarıdan görülecek yapılar arasında. Ardından, Mohammed V Mozolesi ve hemen yanında yer alan, yapımı tamamlanamayan ama görkemiyle dikkat çeken Hassan Kulesini ziyaret ediyoruz. Şehrin ilk yerleşimlerinden olan ve Okyanus’a karşı konumlanmış Houdaya Kalesi’ni de dışarıdan görerek Rabat’a veda ediyoruz.
Bir sonraki durağımız ise, Fas’ın ekonomik kalbi ve en büyük sanayi kenti olan Kazablanka. Görece daha genç bir tarihe sahip bu şehirde, dünyanın en yüksek minaresine sahip olan ve 1993 yılında inşa edilen görkemli Hasan II Camiini dışarıdan ziyaret ediyoruz. Ardından, Hollywood’un klasiklerinden Casablanca filmine ilham veren Rick’s Café ve şehrin merkezi kabul edilen, halk arasında Güvercinler Meydanı olarak da bilinen Mohammed V Meydanı bizleri karşılıyor.
Gün sonunda, Atlantik kıyı şeridinde alacağımız akşam yemeği ile bu eşsiz seyahate veda ediyoruz.
Gece saat 00:05’te Kazablanka Mohammed V Havalimanı’ndan Pegasus Havayolları ile İstanbul’a hareket ediyoruz. Varışımızla birlikte bu unutulmaz turun sonuna gelmiş bulunuyoruz.
Uçuş Bilgilerimiz: CMN 00:05 - SAW 06:40
Rahat yürüyüş ayakkabısı
Hafif ve rahat kıyafetler (pamuk/keten)
Akşamlar için ince bir ceket veya hırka
Omuzları kapatmak için şal veya eşarp
Güneş kremi (yüksek SPF)
Güneş gözlüğü ve şapka
Fas turuna katılacak misafirlerimizin, seyahat tarihinden itibaren en az 6 ay geçerliliği olan pasaporta sahip olmaları gerekmektedir. Tur programı ve uçuş saatleri operasyonel nedenlerle değişiklik gösterebilir. Programda belirtilen hizmetler dışındaki kişisel harcamalar misafirlere aittir. Rezervasyon yaptırmadan önce tur programı, dahil olan ve olmayan hizmetler ile iptal koşullarının dikkatlice incelenmesi önerilir.